Reşat Nuri Güntekin Hayatı & Edebi Kişiliği

Reşat Nuri Güntekin Hayatı Reşat Nuri Güntekin Eserleri Reşat Nuri Güntekin Yazdığı Tüm Eserleri ve Hayatı Hakkında Bilgi

Çağdaş roman, hikâye ve tiyatro edebiyatımızın mümtaz siması Reşat Nuri Güntekin, eserlerinin büyük bir kısmında, Anadolu’daki yerli ve milli hayata geniş ölçüde yer vermesi dolayısıyla (Birinci Cihan Harbi ve İstiklâl Savaşı yıllarından beri) Memleket Edebiyatı mahiyetinde gelişen, bir edebî hareketin kurucuları arasındadır.

Reşat Nuri, 25 Kasım 1889’da, İstanbul’da Üsküdar’da doğmuştur. Babası, askeri doktorlardan Nuri Bey’dir. Annesi, eski Erzurum Valisi Yaver Paşa’nın kızı Lütfiye Hanım’dır. Bir asker çocuğu olduğu İçin çocukluk ve talebelik yılları, daha çok, Anadolu vilayetlerinde geçmiş, bu arada, en çok Çanakkale ve İzmir’de bulunmuştur. Selimiye’deki mahalle mektebine kısa süren bir devamı olmuşsa da Reşat Nuri, asıl 1900’de, ailece gittikleri Çanakkale’de bir mahalle mektebinde okumuş, orta tahsilini İse İzmir’de Frerler Fransız mektebinde tamamlamıştır.

Daha sonra İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesine devam eden ve 1912’de buradan mezun olan Reşat Nuri, önce Bursa, sonra İstanbul mekteplerinde Türkçe ve edebiyat dersleri okutmuştur. 1916-17’de, İstanbul’da Fatih Vakıf Mektebi müdürlüğüne getirilmiş, bu mektepte Türkçe hocalığı da yapmış, daha sonra, başta Vefa Sultanisi ve Erenköy Kız Lisesi olmak üzere bazı İstanbul liselerinde Türkçe ve edebiyat hocallğına devam etmiştir.

1927 ‘de Maarif Vekâleti Müfettişliği’ne seçilen Reşat Nuri, Anadolu’yu bir baştan bir başa defalarca dolaşırken memleket realitelerini daha derin, daha ince taraflarıyla görmeye ve tanımaya fırsat bulmuştur. Kuvvetli müşahede (gözlem) kabilİyetİ, İnce zekâsı ve anlayışıyla, yakından tanıdığı milletinin İrfanına Olan sevgisi, bu dolaşmalarında gittikçe artmış ve kökleşmiştir. 1939’da Çanakkale’den milletvekili seçilmiş, dört sene sonra milletvekilliğinden tekrar müfettişliğe dönmüştür; daha sonra Türkiye Birleşmiş Milletler nezdinde Kültür Ataşesi ve Talebe Müfettişi olarak Fransa’ya gitmiştir.

1954 de bu vazifeden emekliye ayrılan büyük romancı, tekrar döndüğü İstanbul’da Şehir Tiyatrosu Edebî Heyeti’nde vazife görmekle iken akciğer kanserinden muzdarip olduğu anlaşılmış ve tedavi İçin gittiği Londra’da 7 Aralık 1956’da vefat etmiştir. Reşat Nuri’nin edebiyat zevki, Üsküdar’daki İlk çocukluk yıllarında, Şakir Ağa isimli lalasından dinlediği, bazı hissi ve mistik halk hikâyeleriyle başlamıştır.

Çanakkale’de, okuma yazma bilen komşu hanımların, kış gecelerinde bir araya toplanarak Okuyup dinledikleri romanlar İçinde Fatma Ali’ye Hanım’ın Udi isimli romanı da sanatkârın çocukluk hayatında iz bırakan ve heves uyandıran eserlerdendir. Fakat Reşat Nuri, hikâye yazmak zevkini, Türk edebiyatında Halid Ziya’nın hikâyelerini okuduktan sonra duymuştur: “Bir gün eser denmeye layık bir şey vücuda getirebilirsem onu Halid Ziya Bey’e borçlu olacağım.” deyişi, bunu belirtir.

Reşat Nuri, bu bakımdan hatta bir evvelki üstatlardan feyz almayı şeref addeden, klasik terbiye ananesine bağlıdır. Hikâye yazmak ihtiyacını Halid Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla duyan Reşat Nuri, daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazan olabilmek emeliyle çalışmıştır. Batı edebiyatının birçok roman ve tiyatrolarını bu hevesle okumuş hatta kendi roman ve hikâyelerinin mühim bir kısmını, tiyatroya daha kuvvetli bir temel olabilsin, diye yazmıştır.

Makaleyi okumayı bitirdiğine göre hemen bir yere gitme, bir önceki yazımız olan Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı Bilinmeyen Anıları başlıklı makalemizde Atatürk, Mustafa Kemal Atatürk ve Mustafa Kemal Atatürk Anıları hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim - RSS - Sitemap - Ping Gönder Pasulya © 2015 Tüm hakları saklıdır. İçeriklerin izinsiz kopyalanması yasaktır.