Rehabilitasyon Nedir? Hangi Hastalara Gereklidir?

Rehabilitasyon Nedir? Hangi Hastalara Gereklidir?

Bazı hastalar, tedavi hizmetleri sonunda tam olarak iyileşemeyebilir. Tam olarak tedavi edilemeyen hastaların bazı organları işlevini kısmen ya da tamamen kaybetmiş yani sakat olabilir. Sakat ya da iş gücünü kaybetmiş insanların ailesine ve top uma kazandırılması önemlidir. Uzman kişiler tarafından yapılan, kaybedilmiş fonksiyonların geri kazandırılması yada onlara yeni beceri erin kazandırılmasıyla hastanın, kendine yeteri ve bağımsız yaşayabilir duruma getirilmesi sağlanabilir.

Bunların tümüne  ya da esenlendirme hizmetleri denir.

Rehabilitasyon; fiziksel ve psikososyal hizmetler şeklinde verilebilir. Fiziksel rehabilitasyon hizmetleriyle fizikse engeli olan hastalar eski sağlığına kavuşamasa bile bazı günlük işlerini yapabilecek ve gereksinimlerini karşılayabilecek duruma getirilebilir. Örneğin iş kazasında bir bacağı sakatlanan insan, o bacağını eskisi gibi ya da kısmen kullanabilecek duruma getirilebilir. Ortopedik cihaz ve protez uygulamasıyla da hastanın rehabilitasyon sürecine engel olacak fizyolojik engellerinin aşılması sağlanabilir.

Rehabilitasyonla kişiye çalışma yeteneği kazandırılabilir. Psikososyal hizmetlerle de psikiyatrik hastalık tanısı konulmuş kişilerin toplumsal yaşama kazandırılması, psikolojik, sosyal ve ekonomik güçlük erinin azaltılması ya da ortadan kaldırılması amaç anır. Bu tedavi psikiyatrik, sosyal, mesleki, temel yaşam becerileri, ekonomik, hukuksal vb. dallarda verilebilir.

Rehabilitasyon hizmetlerini, üçüncü basamak tedavi hizmetlerinin yapıldığı devlet ve üniversite hastaneleriyle özel hastanelerin bünyesindeki merkezlerde fizyoterapist, uzman hekim, hemşire, rehber öğretmen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog gibi alanında eğitim görmüş kişiler verir. Kişi, koruyucu sağlık hizmetlerinden bilinçli olarak yararlanırsa hastalık riskini en aza indirir.

Böylece hem kendinin hem de sağlık kuruluşlarının zaman ve ekonomik kaybını önler. Bazı hastalıkların ilk belirtileri ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmeleri zorlaşabilir ya da tam bir iyileşme sağlanamayabilir. Bu nedenle sağlık hizmetlerinin her basamağının, temel sağlık hizmetleri denilen bütünün parçası olduğu bilinmelidir.

Kazakistan’ın Almatı (Almaata) kentinde 1978 yılında toplanan uluslararası konferansta yayımlanan bildirgede temel sağlık hizmetlerinin niteliği ve kapsamı verilmiştir.

Buna göre temel sağlık hizmetleri şöyle tanımlanmıştır: “Bir toplumdaki birey ve ailelerin çoğunluğu tarafından benimsenecek yollardan, onların tam katılımı ve toplum ya da ülkenin karşılayabileceği harcamayla gerçekleştirilen çalışmalardır.’ Her ülkenin kendi koşullarına göre planlayacağı hizmetler farklı alanları ilgilendirir.

Ancak bunlar arasında öncelik tanınması gereken etkinlikler vardır. Bunlar:

  • Sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemi ve gerekliliği,
  • Aile planlamasının önemiyle ana ve çocuk sağlığı hizmetlerinin planlanması ve geliştirilmesi,
  • Sıkça karşılaşılan sağlık problemlerinin çözümü konusunda insanların bilinçlendirilmesi,
  • Besinler, içme ve kullanma sularıyla çevre temizliği öneminin benimsetilmesi,
  • Bulaşıcı ve salgın hastalıklardan korunmayla birlikte bağışıklık kazanma uygulamalarının önemsenmesi,
  • Yaşamsal önemi olan ilaçların zamanında ve ekonomik olarak sağlanması,
  • Çevre temizliği ve çevreyi koruma bilincinin yerleştirilip geliştirilmesi,
  • Sağlık kuruluşlarının kolay ulaşılabilecek duruma getirilmesidir.

Temel sağlık hizmetleri, her insana ve her yere sürekli ulaştırılarak insanların, sağlık sorununa en kısa zamanda ve kısa yoldan çözüm bulması sağlanır. Bu sayede insanlar, zamanlarını ve enerjilerini sağlık sorunlarıyla uğraşarak harcamak yerine üretken çalışmalar için harcarlar.

Toplumların gelişmişliğinin en önemli ölçüsü olan mal ve hizmet üretiminin ana kaynağı insan gücüdür. Sağlıklı bir toplumun sağlıklı bireylerden meydana geldiği bilinerek birey sağlığına gerekli özen gösterilirse üretimden de istenilen verim alınabilir. Sağlıklı bir kişi, tüm çalışmalarında daha verimli ve üretkendir.

Dolayısıyla toplumların kalkınması için gerekli olan sağlıklı insan gücü, toplumun en önemli zenginliği sayılır. Bu nedenle insanlar, önce sağlıklarının korunup geliştirilmesi çalışmalarına katılmalıdır. örneğin bir öğrenci, okulda ve çevresinde bulunan sağlık kuruluşlarındaki eğitici sağlık çalışmalarından yararlanıp öğrendiklerini uygulamalıdır. Çünkü bu, onun zihinsel gelişiminin ve başarısının artırmasını da sağlamış olur.

“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” ata sözünde belirtildiği gibi vücudu sağlıklı olan insanların kafaları da dinçtir ve sağlıklıdır. Sağlıklı insanlar zihinsel güçlerini üretken faaliyetler için kullanarak daha yararlı olabilirler. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” atasözünün doğrulanması düzenli spor yaparak sağlanabilir. İnsanlar, sağlık sorunlarının çözümü için yaşadıkları bölgenin sağlık kuruluşlarına güvenerek gidebilmelidirler.

Bu güven, sağlık sorunlarının çözümünü kolaylaştırırken ekonomik olarak da yarar sağlar. Tüm varlığını ülkesine adayan yüce Atatürk, “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.” sözleriyle ulusuna ve hekimlerine olan güvenini belirtmiştir. Atatürk, her türlü olanağa ve desteğe sahip olduğu halde yurt dışına gitme gereği duymamıştır. Hastalığının en zor günlerinde kendini Türk hekimlerinin ellerine bırakmıştır.

Makaleyi okumayı bitirdiğine göre hemen bir yere gitme, bir önceki yazımız olan Tedavi Türlerine Göre Sağlık Hizmetleri başlıklı makalemizde Sağlık Hizmeteri hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim - RSS - Sitemap - Ping Gönder Pasulya © 2015 Tüm hakları saklıdır. İçeriklerin izinsiz kopyalanması yasaktır.