Hz. Muhammed Efendimizin Veda Hutbesi

Hz. Muhammed

 Hz. Muhammed (S.A.V.) efendimizin veda hutbesini sizlere yayımlamadan öncesinde gerçekleşen bir kaç savaş zaferin detaylarını vermek istiyorum çünkü bunlar bağlantılı tarihler ve olaylardır. Tam anlayabilmek açısından bu önemli. Mute Seferi (629): Hz. Muhammed fiam civarında bulunan Basra valisini İslamiyete davet için ona bir elçi gönderdi. Ancak vali, elçiyi öldürünce Zeyd bin Hârise komutasında bir İslam ordusu bölgeye gönderildi. Bu durum karşısında Basra valisi Bizans’tan yardım istedi. Bölgeye gelen Bizans ordusu ile Müslümanların yaptığı savaşta Zeyd bin Hâris şehit edildi. İslam ordularının başına geçen Cafer bin Ebu Talip ordularını yeniden toparlayarak Bizans orduları ile savaştı.

İki tarafın da büyük kayıplar verdiği Mute Savaşı, Müslümanlarla Bizans arasında yapılan ilk savaştır. Mekke’nin Fethi (630): Mekkelilerin, Hudeybiye Antlaşması şartlarına uymamamaları üzerine Müslümanlar Mekke’yi kuşattılar. Mekkeliler, Müslümanlara karşı direnemeyeceklerini anlayınca şehri teslim ettiler. Buna karşılık Hz. Muhammed Mekkeliler için genel af ilan etti. Bir süre sonra Mekkelilerin büyük bir kısmı İslamiyeti kabul etti. Kâbe putlardan temizlendi.

Huneyn Savaşı (630):

Mekke’nin Müslümanların hâkimiyetine girmesiyle Müslüman olmayan Taişiler, putperest kabilelerle birleşerek Müslümanlara karşı bir ordu hazırladılar. Bunun üzerine Hz. Muhammed, Huneyn’de toplanmış olan bu ordu üzerine sefere çıktı. Yapılan savaşı Müslümanlar kazandı (630). Taif Seferi (630): Huneyn’de yenilen kabileler, Taif şehrine sığındılar. Hz. Muhammed, Taif şehrini kuşattı ancak alamadı. Bir yıl sonra Taişiler kendi istekleriyle Müslümanlığı kabul ettiler. Tebük Seferi (631): Bizans’ın büyük bir ordu ile Arabistan’a sefer düzenleyeceği haberi alındı.

Hz. Muhammed Bizans’ı durdurmak için sefere çıktı. Ancak Tebük’e gelindiğinde haberin asılsız olduğu anlaşıldı. Arabistan dışına yapılan ilk sefer özelliği taşıyan Tebük Seferi sonucunda Suriye’deki Gassani Arapları Müslümanlığı kabul etti. Ayrıca Medine-fiam yolunun güvenliği sağlandı.

Veda Haccı ve Hz. Muhammed’in Vefatı (632)

Hz. Muhammed, 632 yılında kalabalık bir Müslüman grubuyla hac görevini yerine getirmek amacıyla Mekke’ye gitti. Bu hac esnasında 100.000 kişiye hitaben hutbe okudu. İslam tarihinde “Veda Hutbesi” olarak adlandırılan bu hutbede Müslümanlara önemli mesajlar verdi. Bu mesajlar arasında Allah’tan başka ilah bulunmadığı, Kur’an’ın tamamlandığını, bütün Müslümanların kardeş olduğunu söyledi. Veda Haccı’ndan sonra Hz. Muhammed Medine’ye döndü.

Burada Bizans üzerine yapacağı sefer hazırlıklarına başladı. Ancak bu esnada rahatsızlandı. Hastalığı sırasında Müslümanlara namaz kıldırma görevini Hz. Ebu Bekir’e verdi. Bir süre sonra Medine’deki evinde vefat etti (632). Hz. Ebu Bekir, Hz. Muhammed’in “Her peygamber öldüğü yere gömülür.” sözünü hatırlattı.

Bunun üzerine Hz. Muhammed’i öldüğü odaya gömdüler. Günümüzde buraya “Ravza-i Mutahhara” denir. Hz. Muhammed döneminde İslamiyet on yıl içerisinde büyük bir gelişme gösterdi. Bu dönemde dağınık hâldeki ve birbirleriyle düşman olan Arap kabileleri İslamiyet çerçevesinde birleştirilerek büyük bir İslam Devleti kuruldu. Arabistan’da huzur sağlandı.

 

Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizin Veda Hutbesi

Ey İnsanlar !
Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birlesemeyecegim.

Ashabım!
Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, mallariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir; her türlü tecavüzden korunmustur.

Ey Ashabım !
Yarin Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksiniz. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunupta isitenden daha iyi anlayarak, muhafaza etmis olur.

Ashabım !
Cahiliyet devrinde güdülen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib’in torunu Rebia’nin kan davasidir.

Ey Ashabım!
Bugün seytan sizin su topraklarinizda yeniden tesir ve hakimiyetini kurmak gücünü ebedi surette kaybetmistir. Fakat siz; bu kaldirdigim seyler disinda, kücük gördügünüz islerde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakininiz!

Ey İnsanlar !
Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah emaneti olarak aldiniz; onlarin namuslarini ve iffetlerini Allah adina söz vererek helal edindiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, onlarin da sizin üzerinizde haklari vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkiniz, onlarin aile yuvasini, sizin hoslanmadiginiz
hiçbir kimseye çignetmemeleridir. Eger razi olmadiginiz herhangi bir kimseyi aile yuvaniza alirlarsa, onlari hafifce dövüp, sakindirabilirsiniz. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki haklari mesru bir sekilde, hertürlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.

Ey Mu’minler !
Size bir emanet birakiyorum ki, ona siki sarildikça yolunuzu hiç sasirmazsiniz. O emanet Allah kitabi Kur’an’dir.

Ey Mu’minler!
Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman müslümanin kardesidir; böylece bütün
müslümanlar kardestir. Din kardesinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz baskasina helal degildir. Meger ki, gönül hoslugu ile kendisi vermis olsun.

Ey Ashabım !
Kendinize de zulmetmeyiniz. Kendinizin de üzerinizde hakki vardir.

Ey İnsanlar !
Cenab-i Hak her hak sahibine, hakkini (Kur’an’da) vermistir. Varise vasiyet etmege lüzum yoktur. Çocuk kimin döseginde dogmussa, ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardir. Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan nankör, Allah’in gazabina, meleklerin lanetine ve bütün müslümanlarin ilencine ugrasin. Cenab-i Hak, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet ve sahadetlerini kabul eder.

Ey Ashabım !
Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir; hepiniz Adem’in çocuklarisiniz, Adem ise topraktandir.
Allah yaninda en kiymetli olaniniz, ona en çok saygi göstereninizdir. Arabin Arab olmayana
takva ölçüsünden baska bir üstünlügü yoktur.

Ey Ashabım!
Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? “Allah’in elçiligini ifa ettin, vazifeni yerine
getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz!”
(Bunun üzerine Resul-i Ekrem, mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak, sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek söyle buyurdu.)

Sahit ol ya Rab! Şahit ol ya Rab! Şahit ol ya Rab!

Makaleyi okumayı bitirdiğine göre hemen bir yere gitme, bir önceki yazımız olan Windows 10 PRO RTM Full Türkçe MSDN ISO başlıklı makalemizde Windows 10 hakkında bilgiler verilmektedir.

  1. Pingback: Hz. Muhammed Efendimizin Veda Hutbesi | Guncel Teknoloji Haberleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim - RSS - Sitemap - Ping Gönder Pasulya © 2015 Tüm hakları saklıdır. İçeriklerin izinsiz kopyalanması yasaktır.