19. Yüzyıl Sonları Osmanlı ve Atatürk’ün Doğumu

19 Yüzyıl Sonları Osmanlı Devleti

19. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde Osmanlı sınırları içinde yaşayan azınlıklar Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımının etkisiyle ayaklanarak bağımsızlıklarını kazanmışlardı. Osmanlı Devleti elinde kalan toprakları korumakta zorlanıyordu. 1878 Berlin Antlaşması’yla Rusya Kars, Ardahan ve Batum’u topraklarına katarken Avusturya, BosnaHersek’i koruyuculuğu altına almıştı.

İngiltere Kıbrıs ve Mısır’ı, Fransa ise daha önce ele geçirmiş olduğu Cezayir’e ek olarak Tunus’u imparatorluğuna katmıştı. Osmanlı Devleti askerî ve siyasi alanda olduğu gibi ekonomik alanda da büyük bir çöküşün içinde bulunuyordu. Devlet, dış borçlarını ödeyemeyeceğini ilan etmişti. Bunun üzerine alacaklı devletler 1881 yılında Düyunuumumiye(Genel Borçlar) İdaresini kurarak Osmanlı hazinesine ait bazı gelir kaynaklarına el koymuşlardı.

Osmanlı Devleti’nin çöküşünü önlemek isteyen aydınlar Osmanlıcılık, Batıcılık, İslamcılık, Türkçülük gibi fikir akımları etrafında toplanmışlardı. Bunlardan Osmanlıcılık fikrini savunanlar Padişah II. Abdülhamit’e meşrutiyeti ilan ettirmişlerdi.

Ancak meşrutiyet yönetiminin devleti dağılmaktan kurtarmadığını görünce milliyetçilik akımının da etkisiyle Türkçülük fikrine yönelmişlerdi. Osmanlı Devleti’ni kurtarmaya yönelik fikir akımları genellikle Batı’ya açık Balkan kentlerinde, özellikle Selânik’te etkili oluyordu. Mustafa Kemal Atatürk de Osmanlı Devleti’nin içte ve dışta büyük sorunlar yaşadığı böyle bir dönemde Selânik’te dünyaya geldi.

Atatürk'ün Doğumu ve Atatürkün Ailesi

Atatürk’ün Doğumu ve Atatürkün Ailesi

Atatürk’ün Doğumu ve Ailesi

Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında, o zamanlar bir Osmanlı kenti olan Selânik’in Kocakasım Mahallesi, Islahhane Caddesi’nde bulunan üç katlı pembe evde, orta hâlli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi, Rumeli’nin fethi sırasında Aydın’ın Söke ilçesinden getirilerek Selânik’e yerleştirilen Türklerden “Kırmızı Hafız” lakaplı Ahmet Efendi’nin oğludur.

Annesi Zübeyde Hanım ise Orta Anadolu’dan göç ederek Selânik’e yerleşmiş olan Hacı Sofu ailesinden Feyzullah Ağa’nın kızıdır. Gümrük Muhafaza Teşkilatında memurluk yaparken Zübeyde Hanım ile evlenen Ali Rıza Efendi, ev hanımı olan eşiyle birlikte görevi gereği çeşitli yerleşim yerlerinde yaşadı. Bir süre sonra da memuriyetten ayrıldı ve Selânik’e yerleşerek ticaretle uğraşmaya başladı.

Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım çiftinin dördüncü çocukları Mustafa da o günlerde dünyaya geldi.  Onların Fatma, Ahmet, Ömer, Mustafa, Naciye ve Makbule adlarında altı çocukları doğdu. Ancak bu çocuklardan Mustafa ve Makbule dışındakiler uzun ömürlü olamadı. Okuma yazma bilen, eğitimli ve kültürlü insanlar olan Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım çocuklarının eğitimine önem veren kişilerdi.

Eşinin erken ölümü üzerine bu zorlu görevi tek başına yürütmek zorunda kalan Zübeyde Hanım çocuklarıyla ve onların eğitimleriyle yakından ilgilendi. Atatürk sevgi, saygı ve dayanışma duygularının hâkim olduğu bir aile ortamında yetiştiğinden aile hayatına büyük önem vermiştir. O, aile hayatını medeniyetin ve ilerlemenin esası olarak görmüştür.

Bu anlayışını o zamanki geleneklerin aksine nikâh töreni sırasında eşi Latife Hanım ile birlikte hazır bulunarak göstermiştir. Aynı şekilde yurt gezilerine de yine onunla beraber çıkarak milletine örnek olmak istemiştir.

Makaleyi okumayı bitirdiğine göre hemen bir yere gitme, bir önceki yazımız olan Batıya Erken Açılan Şehir Selanik Tarihi Geçmişi başlıklı makalemizde Atatürk Nerede Doğdu, Atatürk'ün Çocukluğu ve Mustafa Kemal Nerede doğdu hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim - RSS - Sitemap - Ping Gönder Pasulya © 2015 Tüm hakları saklıdır. İçeriklerin izinsiz kopyalanması yasaktır.